DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 15°C
Parçalı Bulutlu

YENİ ADLİ YIL TÖRENLERLE BAŞLADI

02.09.2019

Yeni adli yıl açılışı münasebetiyle Tekirdağ Cumhuriyet başsavcılığı ve Tekirdağ barosu tarafından ortaklaşa düzenlenen etkinliklerle yapıldı.

İlk olarak valilik tören alanında saygı duruşu ve istiklal marşı okunması sonrası Cumhuriyet başsavcılığı çelengini başsavcı Güngör Karakoç, Tekirdağ barosu çelengini Av. SEdat Tekneci sundular.

Buradaki törende başsavcı Güngör Karakoç yaptığı konuşmada; “2 Yeni adli yılımızın Milletimize , tüm insanlığa özgürlük , adalet, insan hakları, demokrasi, barış ve esenlik getirmesini Allah tan niyaz ediyorum.
Geçmiş yıllarda kaybettiğimiz hayatlarını adalet, insan hakları ve demokrasiye adayan fedakar meslektaşlarımızı, hain Terör saldırıları sonucunda hayatlarını kaybeden yargı şehitlerimizi, aziz vatanımızı korumak için insanüstü bir gayret ve cesaretle kutsal görevlerini yerine getiren kahraman güvenlik güçlerimizi ve 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen hain darbe teşebbüsünde hayatlarını kaybeden demokrasi şehitlerimizi saygı ve rahmet ile anıyorum. Görevlerini hukuka ve Türk milletine sadakatle yerine getirip emeklilik ya da diğer sebeplerle aramızdan ayrılan çok kıymetli meslektaşlarımıza bundan sonraki yaşamlarında sağlık ve mutluluklar diliyorum.
Kahraman ordumuzun tarihe büyük harflerle yazdığı 30 Ağustos Zafer Bayramını kutlar, Türkiye Cumhuriyetini kuran ve bizlere emanet eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları ile aziz şehitlerimizi şükran ve minnet duygularımla anıyorum.
Değerli misafirler, hepinizin malumu üzerine 15 Temmuz 2016 tarihinde alçak darbe teşebbüsü sonrasında 4 bin 200 civarında hakim- savcı ihraç edildi. Mevcut hakim savcı arkadaşlarımız hem bu darbe teşebbüsün soruşturmalarını yürütmek hem de diğer adli olaylara bakarak insan üstü bir gayretle gecesini gündüzüne katarak ülkesine, devletine ve milletine bağlılıklarım bir kez daha ispat etmişlerdir. Tekirdağ ilimizde 5600 fetö soruşturması yapılmış , bunlardan 5325 ‘ i karara bağlanmış , Mahkemelere dava açılan 891 kişi hakkında karar verilmiş olup, kalan dosyalarla ilgili olarak da süratle yargılamaları devam edip , çok kısa bir zaman diliminde neticelendirilerek karar verilecektir.
Yeni Adalet Sarayımız Mart ayı içerisinde hizmete açılmış olup, daha önce dağınık hizmet verdiğimiz birimlerimiz tek çatı altında toplanarak gerek hakim- savcılarımız için; gerek avukatlarımız için gerek ise yargı hizmeti alan vatandaşlarımıza büyük kolaylık sağlanmıştır. Yine bu yıl başında Adalet Bakanlığımızca Yargıda hedef süre uygulaması başlatılmıştır. Yargıtay hedef süre uygulaması her bir dava ve soruşturma için hedef süre öngörülerek hedeflenen sürede tamamlanamayan dava ve soruşturmaların hızlandırılması amacıyla çözümler üretilmesini bu sayede yargılama ve soruşturma sürelerinin kısaltılması amaçlanmıştır. Yine Adalet Bakanlığımızca hazırlanan Sayın Cumhurbaşkanımızca kamuoyu ile paylaşılan Yargı Reformu Stratejisi belgesi de Ekim Ayında meclisin açılması ile yasal düzenlemeler yapılıp uygulamaya konulacaktır.
Değerli Misafirler, yeni adli yıl açılışına katılımınızdan dolayı sizlere Teşekkür eder, Yeni adli yılımızın milletimize , insanlığa hayırlar getirmesini dilerim.”dedi.

Tekirdağ Baro Başkanı Av. Sedat TEKNECİ yaptığı konuşmada; “Adli Yıl açılış töreninde, yargının ve doğal olarak yargının kurucu ayağı olan, dünyanın en saygın ve kadim mesleği olan savunmanın ve savunmanın örgütlü yapısı olan baroların, Mesleğin sorunlarını, yargının sorunlarını, toplumun sorunlarını görüş ve düşüncelerini açıklaması yasal yükümlüğüdür. Bu durum Avukatların ve mesleklerinin öneminin anlaşılması açısından son derece önemlidir.
Tekirdağ Barosunun görevi ve hedefi sadece avukatlık mesleğinin ve avukatların sorunlarını çözmek, onların mesleki yönden ilerlemelerine ve geliştirmelerine destek vermek, hukuka katkıda bulunmak değildir. Bu görev ve hedefin yanında Tekirdağ Baromuzun Cumhuriyetin kurucu değerlerine, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı olmak, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine getirmede öncü olmak, insan haklarını savunan, ülkemizin demokrasi yönünden gelişmesi konusunda katkı yapma görevi ve hedefi de bulunmaktadır. Tekirdağ Barosu olarak Avukatlık Kanunun bize yüklediği görev ve sorumlulukların yanında ayrıca savunmanın bağımsızlığı ve özgürlüğü, Yargı bağımsızlığı, Yargıç tarafsızlığı, Demokrasi, Hukuk Devleti Temel Hak ve Özgürlükler en fazla duyarlı olduğumuz konuların başında gelmektedir
Hukuk devleti olmayı tam olarak idrak edememiş, demokrasi geleneği olmayan ve insan hakları alanında ideal bir noktada olmayan ülkelerde ve ülkemizde birer hukukçu insan hakları savunucuları olarak işimizin ne kadar zor olduğu bilinmektedir. Hâkim ve savcıların önünde dosyaların yığıldığı, örgütlenme haklarının olmadığı, buna karşılık emeklerinin gerçek karşılığının alınmadığı, adliyelerin kâtip ve mübaşir sayısının eksik olduğu, Avukatların yeri geldiğinde serbest meslek, yeri geldiğinde kamu görevlisi olarak kabul edildiği ama kamu adına verilen bu yetkileri kullanmaya gelince bin bir engel çıkarıldığı, gece vakti bile göreve gönderilen Avukata yol ücretinin çok görüldüğü, dosya incelemede Avukatlık yasasına aykırı olarak engeller çıkarıldığı, yasal birtakım güvenceleri olmasına rağmen rahat bir şekilde soruşturma ve kovuşturmaya maruz kaldıkları ve bu eksende zaman zaman tutuklandıkları, yapılan her yanlışta adeta günah keçisi haline getirildiği, görev üstlendikleri davalarda müvekkil ile özdeşleştirildiği, pratikte yargının kurucu unsuru olan Avukatların önlerinin tıkandığı, her gün adliyede görev ifa etmelerine ve adliyenin idari düzenine ilişkin birtakım kararlara imza atan birim olmasına rağmen Adalet komisyonlarında bulunmadıkları bir sistemde; hep birlikte hukuk zemininden uzaklaşmadan mücadele ederek bu engelleri aşma ve eksiklikleri tamamlama durumundayız.
Toplumu bir arada tutan birçok değer vardır, bunun başında da “Adalet Mülkün Temelidir” sözünde ifade edildiği gibi adalettir. O halde Yargı da Adalet duygusunu, Yargı Etiği ilkelerinde belirtildiği üzere ise Bağımsızlık, Tarafsızlık, Doğruluk, Dürüstlük, Eşitlik, Ehliyet, Liyakat ve Uygulama ile yerine getirmelidir.
Mesleğimizin sorunları büyüktür.
Yargı Reformu Stratejisi Reform Belgesinde yer alan hususlar bir önce hayata geçirilmelidir. Ekimde Meclis Açıldığında ilk gündeme gelecek meselenin bu husus olduğu bizzat Adalet Bakanınca belirtilmiştir.
Avukatlık Mesleğine Girişte Yazılı Sınav Olmalıdır.
Açıklanan belgede mevcut öğrencilerin sınavdan muaf tutulacağı öngörülmektedir. Hukuk Fakültelerinin sayısı azaltılmalı ve Fakülteye girişte 50.000 barajı getirilmelidir.
Bugün yaklaşık 125.000 avukat bulunmaktadır. Hukuk Fakültelerinde okuyan öğrenci sayısı ve stajyer sayısı 100.000 civarındadır. Öğrencilerin Yazılı sınava tabi tutulmaları gerekmektedir. Aksi takdirde yazılı sınav yapılmasının pratik bir faydası da olmayacaktır. Kaldı ki 5 yıl sonra uygulanacak sistemin daha sonra geçmiş yıllarda olduğu gibi çeşitli gerekçelerle tekrar kaldırılmayacağının garantisi yoktur.
Tekirdağ Barosunda göreve geldiğimiz Ekim ayında 800 olan avukat sayısı bugün 861’e ulaşmıştır. Ruhsat bekleyen 20 kişi bulunmakta, Stajyer Avukat sayımız ise an itibariyle 101’dir. Görev süremizin sonunda 1000’i aşkın mevcudumuz olacaktır. Bu da 2 yıllık süreçte %25’ten fazla Avukat sayısının artışı demektir. Bu rakamlar dahi durumun vahametini göstermektedir.
Şu an bile İşçi Avukat sayısı çığ gibi artmakta, hatta son dönemde İşçi Avukat olarak çalışılacak ofis bulunması da zorlaşmıştır.
B-Zorunlu Arabuluculuk Sistemi Kaldırılmalıdır.
Yine bilindiği üzere 01.01.2018 tarihinden itibaren işçi davalarında arabuluculuk sistemi getirilmiş, 01.01.2019’dan itibaren ticari davalarda da arabuluculuk uygulanmaya başlamıştır.
Özellikle iş davalarında her ne kadar arabuluculuk sisteminin yargının yükünü hafiflettiği hususu gündemde ise de anlaşmaların hangi kapsamda yapıldığı büyük önem arz etmektedir. Bir tarafta ekonomik anlamda güçlü işveren, diğer tarafta ekonomik anlamda güçsüz işçinin bulunduğu ortamda işçinin dayanma gücünün zayıflığı da göz önüne alındığında işçiyi, işverenin teklifine muhtaç etmenin adaletli bir çözüm olmadığı açıktır. Kaldı ki, yargılama sonucunda işveren ödemesi gereken bedelin yaklaşık %50 fazlasını ödüyor dolayısıyla daha adaletli çözüme kavuşuluyor iken, arabuluculuk anlaşması ile sonuçlanması durumunda işçi alması gereken ücretin yarısına dahi kavuşamadığı bilinen bir gerçektir. Arabuluculuk sisteminde bu durumların yaşanması dürüst işverenin bile işçinin ekonomik zayıflığından yararlanmaya ve daha az ücret alması için işçiyi anlaşmaya zorlamasına sebep olmaktadır. Zorunlu Arabuluculuk sistemi yürürlükte kalacaksa arabuluculukta güçler dengesinin sağlanabilmesi için zorunlu taraf vekilliği kavramının ivedilikle uygulanması gerekmektedir.
Arabuluculuk uygulaması işçi-işveren gibi eşit güçlerin oturmadığı bir masada yalnız güçsüz tarafın mağduriyetine sebep olmakla kalmayıp, Arabulucu Avukat olan meslektaşlarımız yönünden de birtakım mağduriyetlere yol açmaktadır. Arabuluculuk sisteminde şirketleşmeler başlamış olup, şirket arabuluculuğu ve bireysel arabuluculuk gibi eşitlik ilkesine aykırı kavramlar oluşmaktadır. Arabulucu sayısının da sınırlandırıldığı göz önüne alındığında arabuluculuk eğitimi alan birçok meslektaşımızın arabulucu olamayacağı açıktır. Ayrıca Tekirdağ Barosu mensuplarımızın yarısından fazlası 5 yıl altı kıdemi bulunan meslektaşlarımızdan oluşmaktadır. Bu meslektaşlarımız sadece genç olmalarından, meslek kıdemlerinin az olmalarından dolayısıyla arabulucu olamayacaktır. Eşitlik ilkesine aykırı olan bu durum meslektaşlarımız arasında menfaat çatışmalarına ve bölünmelere neden olmaktadır. Bu konuda yasal düzenlemelerin yapılması 5 yıllık kıdemden sonra meslektaşlarımızın arabuluculuk eğitimi alarak CMK sistemindeki otomatik arabulucu olunmasının önünün açılmasını gerektiği kanaatindeyiz. Ayrıca Avukatlık mesleğinin önünde başka hiçbir olmaması gerekir.
C –CMK’da Düzenlenen Uzlaştırma Kurumunda Yalnızca Avukatlar Olmalıdır.
Yine CMK’da uzlaştırma kurumunda avukat dışında birçok meslek grubunun uzlaştırma faaliyetinde bulunduğu görülmektedir. Özellikle kamu görevlilerinin uzlaştırma memurları olarak bu çalışma sisteminde yer almasına yönelik her ne kadar yasal düzenleme olsa da bu durum 657 sayılı devlet memurları kanuna aykırıdır. Bu memurlar kendi mesaileri içerisinde hizmet vermek ile asli görevlerini ihmal etmektedirler.
D- Diğer Taleplerimiz
Ayrıca Avukat stajyerlerine ücret ödenmeli, sosyal güvenlik hakkı tanınmalı, meslektaşlarımız ile yargıç ve savcıların emekli maaşları, emekli kesenekleri arttırılmak ve gerekli intibaklar yapılmak sureti ile eşitlenmelidir. Yine Kamu Avukatlarının ücretleri, özlük haklarında iyileştirme yapılarak yargı camiasındaki Yargıç ve Savcı düzeyine çekilmelidir. Meslektaşlarımız lehine Gelir Vergisi Kanununda düzenleme yapılarak KDV düzenlemesi yapılmalıdır. CMK’da görev alan meslektaşlarımızın ücretleri Avukatlık Asgari Ücret tarifesi düzeyine getirilmelidir.
Yeni Adli Yılın “Hukukun Üstünlüğüne” dayalı bir yıl olmasını diliyorum.” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.