Dolar 18,8116
Euro 20,5004
Altın 1.165,25
BİST 4.713,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 12°C
Az Bulutlu
Tekirdağ
12°C
Az Bulutlu
Per 9°C
Cum 8°C
Cts 4°C
Paz 2°C

SUÇLU AYAĞA KALK !

22 Ekim 2011 09:11

Türkiye iki gündür yaralıları bir kenara bırakırsak bu yazının kaleme alındığı dakikalarda 26’sı asker, 5 polis, 3 sivil 34 vatandaşını şehit olarak kaybetti.
Peşinen söylemeliyim ki; ortaya koyduğum fikirler bu veya benzer sonuçlara göre yapılmış yorumlar değildir. Uzun zamandır yazdığım yazılara bakarsanız, Türk milletinin hastalıklarını, zaafiyetlerini, yanlışlıklarını anlatıp duruyorum. Bir millet, ayna tutarak kendini görmeyi başaramıyorsa içinde bulunduğu bataklıkta her gün biraz daha dibe gömülür. Şimdilik bizim de durumumuz buna benzemektedir.
Gözümüzün önündeki bu tablodan iktidar, ordu, üniversite, medya, siyaset, diyanet, sermaye vs. suçlu değildir. Eğer bir suçlu arıyorsak bu suçlu bizzat Türk milletinin kendisidir.
AKP ve R.T. Erdoğan iktidarı, bölücülük ve mikro milliyetçilik konusunda amaçlarını büyük bir samimiyetle ortaya koymuştur. Türk Milleti’de; bu AKP’yi ve R.T. Erdoğan’ı üç seçimdir tek başına ve nihayetinde % 50 oyla iktidara getirmiştir. Onun için ortaya çıkan tabloda, R.T. Erdoğan ve AKP’nin hiçbir suçu yoktur. Suç onları katıksız şekilde destekleyen Türk Milletinin mensuplarına aittir. Eğer sen Habur’u özümsüyorsan bu gün şehit haberlerine de söyleyecek bir şeyin yok demektir.
Memleketin bu hale gelmesinde; cemaat, tarikat, ordu, üniversite, diyanet, medya, sermaye, esnaf, köylü, emekli vs. bütün sosyal grupların vebali vardır. Ama daha büyük vebal; bu sosyal grupların içinde haksızlıklara ve hukuksuzluklara kendi dümenini devam ettirmek için sessiz kalan, Türk insanının üzerindedir.
Bu gün yaşadıklarımızın adı “bölücü terör” değildir. Ülkemiz kendisini “Türk Milleti”ne mensup görmeyenlerim kontrolüne geçmiştir. Hem de Türk Milletinin boynunu bükerek rıza göstermesi sayesinde. Bu bizi, gelişmeler karşısında acz içinde bırakmaktadır. Bir kalkışma hareketi karşısında koskoca bir devlet ve Türk Milleti ne yapacağını bilmez bir haldedir.
Televizyonlar, gazeteler, üniversiteler, meslek grupları, stk’lar vs. tüm yapılar çoğunlukla Türk Milletine düşman odakların elindedir.
Dediğim gibi, bunları sonuca bakarak söylemiyorum. Uzun zamandır yüksek sesle ikaz ediyorum. Ve bu gelişmeleri , “gelecekten daha büyük endişeler taşımak gerektiği konusunda uyarı yaparak” değerlendirmek istiyorum.
Türk Milletine bu topraklarda diz çöktürülmek istendiğini defaatle yazdım. Ancak görüyorum ki; bu durum Türk Milletinin pek fazla umurunda değil. Kurum ve kuruluşlar ile Türk Milletini oluşturan sosyal katmanların gelişmeler karşısındaki sessizliği, bizim fikirlerimizin doğruluğunu kuvvetlendiren en büyük delillerden biridir.
Cemaat ve tarikatların tuzağına düşmüş ve Allah’ın kulu, peygamberin ümmeti olmak yerine cemaat ve tarikatların kölesi haline gelmiş Türk insanı bu tablodan öncelikle sorumludur.
Niye bunlar böyle oldu diye? lütfen birbirimize sormayalım. Türk milletini uyaran çok insan oldu. Yazdılar, çizdiler, konuştular ama dinleyen olmadı.
Düşman güçlerin hedefi, Türk milletini çaresiz ve tedbirsiz bırakmaktı. Bunu başarmak üzereler. Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve iktidar partisinin üyeleri dillerine “Türk Milleti” sözcüğünü almıyor. Ama Türk Milleti bu adamları maalesef iktidarda tutuyor ve desteğini artırarak sürdürüyor.
O zaman bu olayların başımıza gelmesi ve şehitlerimizin toprağa düşmesi, kaçamayacağımız bir kader haline gelir.
Onun için kimseyi suçlamıyorum ve eleştirmiyorum. Başbakan R.T. Erdoğan’ı, hükümeti, AKP’yi ve onların oyu ile seçilen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü tekrar ediyorum kendi görüşleri çerçevesinde taviz vermeden hareket etmelerinden dolayı çok samimi buluyorum. Yine cemaat ve tarikatlerin başında bulunan insanlara da kızmıyorum. Ya da bir kurum ve kuruluşun başında, bir koltuk kapmak için her türlü tavizi veren adamlara da bir diyeceğim yok. Çünkü her şey olanca açıklığıyla gözümüzün önünde cereyan ediyor.
Bu sebeblerle eğer başımıza gelenlerle ilgili olarak bir suçlu arayacaksak tek bir suçlu vardır. O da “Türk Milleti”dir. Birileri hesap verecekse bu topyekün “Türk Milleti” olmalıdır. Diyeceğim odur ki; suçlu hesap vermek için ayağa kalkmalıdır.