DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 20°C
Kuvvetli Sağanak

NKÜ REKTÖRÜ PROF. DR. OSMAN ŞİMŞEK İLE 4 YILI DEĞERLENDİRDİK (RÖPORTAJ)

13.04.2015

1- 4 Yıllık görev süresinin sonuna yaklaşırken genel anlamda Namık Kemal Üniversitesi hangi noktadayken, hangi noktaya ulaştı? NKÜ’ nün bugünkü halini idealinizdeki üniversiteyle kıyasladığınızda yolun neresindesiniz?
Namık Kemal Üniversitesi kurulduğu günden bu yana yoğun ve özverili çalışmaları ile Türkiye’deki saygın üniversiteler arasındaki yerini alma hedefine hızla ilerlemektedir. Üniversitemiz; 2006 yılında 4 Fakülte, 3 Enstitü, 1 Yüksekokul, 9 Meslek Yüksekokulu olmak üzere toplam 17 birimle akademik hayata adım atarken; Bugün 8 Fakülte, 3 Yüksekokul, 1 Konservatuar, 11 Meslek Yüksekokulu ve 3 Enstitü, 9 Uygulama ve Araştırma Merkezi ve 5 Bölüm Başkanlığı olmak üzere toplam 40 birimle istikrarlı ve sürekli büyüme kaydetmektedir.
2006 yılında akademik ve idari personel sayısı 416 iken bugün bu sayı 1.445’ e yükselmiştir. 2006 yılında 10.825 olan öğrenci sayımız bugün 30.000’e yaklaşmıştır. 2006 bütçemiz 20.078.000,00 Türk Lirası iken bu yıl 143.839.000,00 Türk Lirası olmuştur. Ayrıca devam eden yapım işleriyle beraber toplam kapalı alanımız bugün 226.478 m2’ye çıkmıştır. Araştırma ve Uygulama altyapısının vazgeçilmezi olan Laboratuar sayımızda da ciddi artış olmuştur, kurulduğu gün 55 olan laboratuar sayısı bugün itibari ile 193’ e ulaşmıştır.
Yabancı uyruklu öğrenci almaya başladığımız 2010 yılında 43 olan öğrenci sayımız bu yıl 358’e yükselmiştir. İtalya’dan Somali’ye Ürdün’den Çin’e kadar dünyanın 36 farklı ülkesinden öğrenciler üniversitemizi tercih etmektedir.
Üniversitemiz, 21 ülkede 83 üniversite ile imzaladığı ERASMUS Anlaşmaları ve Bologna süreci kapsamında kuruluşundan bugüne kadar toplam 414 öğrenci ve personelimiz ERASMUS Değişim Programından yararlanmıştır.
Bugün Üniversitemizde 67 öğrenci topluluğu ve 21 farklı alanda ücretsiz kurslarımız bulunmaktadır.
Üniversitemiz Teknoparkının Çorlu yerleşkesindeki 2. Şubesinde Tekmer, Kuluçka merkezi, teknoloji transfer Ofisi ve 21 Firma aktif olarak faaliyet göstermektedir.
Namık Kemal Üniversitesi teknoloji, bilgi ve insan kaynakları yönetimi alanında sürekli kendisini yenilemeyi, dünya standartlarında ilim üretmeyi, kaliteye önem vererek akademik çalışmalarını sürdürmeyi kendisine amaç edinmiştir. Bu bağlamda dünya üniversitesi olma yolunda çalışmalarımız hız kesmeden devam edecektir.

2- Namık Kemal Üniversitesi yeni kurulan üniversiteler arasında hızla gelişen bir üniversitedir. Bugün yapılan çalışmalar neticesinde üniversiteniz gelecekte belli bir statüye ulaşacak. Böyle bir görevi misyon edinmek ve NKÜ’nün geleceğine yön vermek nasıl bir duygu?
Üniversitemizin kısa sürede bu kadar gelişip büyümesinde, Türkiye’nin başarılı üniversiteler arasında yer almasında, başta devletimiz olmak üzere, değerli akademisyenlerimizin, idari personelimizin, sevgili öğrencilerimizin ve Tekirdağ halkımızın desteği çok büyüktür.
Asistan olduğum dönemlerde hayal ettiğim birçok projeyi gerçekleştiriyor olmanın gururunu yaşıyorum. Gerçekleşmesine inandığımız her projenin kısa sürede öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin hizmetine girmiş olduğunu görmek bizlere gurur ve mutluluk vermektedir.
Namık Kemal Üniversitesi Rektörü olarak bütün çalışan akademik ve idari personelimizin yanı sıra, öğrencilerimizin de huzur içinde öğrenim gördükleri, mensubu olmaktan gurur duyulan bir üniversitenin ülkemiz ve dünya insanlarına kazandırılmasında emeğimizin olması benim için ömür boyu taşıyacağım bir onurdur.

3- Üniversiteler bölgenin kalkınması adına büyük bir önem arz etmektedir. Üniversitenizin sanayi, bilim ve teknik işbirliği konusunda ne gibi çalışmaları bulunmaktadır.
Son yıllarda üniversitelerin sanayi, bilim ve teknik işbirliği yapmaları bir tür zorunluluk haline gelmeye başlamıştır. Çünkü günümüzde bilgi toplumları ve ekonomilerinde Ar-Ge, inovasyon (yenilikçilik) ve girişimcilik sonucu üretilen bilgi, ekonomik büyümeyi hızlandıran bir faktördür. Üretilen patent, yürütülen projeler, Ar-Ge çalışmaları ve girişimcilik gibi faktörlerin en ön sıralarda tutulması gerekmektedir. Uluslararası arenada yer almak için tüm bunlar zorunlu hale gelmiştir.
Bulunduğu bölge itibari ile Namık Kemal Üniversitesi sanayi ve sanayicilerin çok yoğun olduğu bir alandadır. Bölgemizde 1700 büyük ölçekli sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Bu nedenle sanayi ve sanayici ile içi içe yaşayan bir üniversiteyiz. Sanayicilerimiz ile toplantılar yapıyor onların görüşlerini alarak, ihtiyaçlarını tespit ederek eğitim öğretimimizi çeşitlendiriyoruz. Ülkemiz sanayicisinin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi için çalışıyoruz. Bunun sonucunda birçok önemli firma ile anlaşmalarımız bulunmaktadır. Bunlara örnek verecek olursak Can Tekstil, Termo Isı, Eren Tekstil, Hema Endüstri A.Ş., Mercedes-Benz Türk, Teknoloji Geliştirme Merkezi, Koleksiyon Mobilya, BSH Ev Aletleri ve Ticaret A.Ş., Avrupa Serbest Bölgesi ve Organize Sanayi Bölgesi ile üniversite sanayi işbirliğinde bulunmaktayız. Ülkemizin ekonomi, bilim ve teknoloji alanında ilerlemesi için üniversitelerin nitelikli ve alanında profesyonel bireyler yetiştirmelerinde bu tür işbirlikleri önemli yer tutmaktadır. Öğrencilerimiz haftanın belirli günlerinde anlaşma yaptığımız işletmelerde uygulamalı staj eğitimi alarak mesleklerini yakından tanımaları ve deneyim kazanmaları sağlanmaktadır. Böylece sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu tecrübeli çalışanlar olarak iş yaşamına kazandırılmaktadırlar. Amacımız bu işbirliklerin sayısını daha da arttırmaktır.
Sanayicilerin faaliyetleri ile, üniversiteler, araştırma kurum ve kuruluşları ile üretim sektörlerinin işbirliği sağlanarak ülke sanayisinin uluslararası boyutta rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulma sürecini desteklemek için üniversitemizde Teknopark kurulmuştur. Teknoparkımız, bünyesindeki sanayi kuruluşlarıyla Ar-Ge çalışmalarını sürdürmektedir. Yani araştırma ve geliştirme çalışmaları, sanayicilerimiz ve akademisyenlerimiz ile birlikte aynı çatı altında yürütülmektedir.
Aynı zamanda Ar-Ge, inovasyon ve endüstriyel uygulama destekleri Teknoloji Geliştirme Merkezi (TEKMER)de de yapılmaktadır.
Adaylara iş dünyasını tanıtıcı bilgiler sunarak, her adayın piyasa nitelik ve gereklerine göre mesleki ve kişisel becerilerini arttırabilmesi için faaliyet ve çalışmalar yürütmek, adaylara danışmanlık ve bilgilendirme hizmeti vermek, merkezde yapılan çalışmaların sonuçlarını kurum ve kuruluşlarla paylaşarak bölgesel kalkınmaya katkıda bulunmak amacıyla üniversitemiz bünyesinde Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezi (NKUKAM) hizmet vermektedir.

4- Tekirdağ’ a 21.yy’ da yapılmış olan belki de en önemli yatırım Üniversitenizin Araştırma ve Uygulama Hastanesi olacaktır. İnşası biten ve yakın zaman içersinde Tekirdağ halkının hizmetine açılacak olan Araştırma ve Uygulama Hastanesi Büyükşehir olan ilimizin genel sağlık problemlerini ne ölçüde karşılayacak? Kaç kişiye istihdam sağlayacak?
Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezimiz (Hastane) ile Tekirdağ’daki sağlık hizmetlerinde belirgin bir kalite artışı, diğer hastaneler ile pozitif anlamda bir yarış görüldüğü halkımız tarafından çeşitli vesileler ile bize bildirilmektedir. Üniversite kampüsündeki yeni hastane binamızın hizmete girmesi ile halkımıza sunulan sağlık hizmetinin daha kaliteli, kapsamlı ve ileri düzeyde olması mümkün olacaktır. Yeni hastanemizde hastalara verilen tedavi hizmetlerinin yanı sıra Tıp Eğitiminin de kalitesinin yükseleceği bir gerçektir.
Bilindiği gibi Tekirdağ artık Büyükşehir olmuştur. Şirin ve huzurlu bir sahil kenti olan Tekirdağ, İstanbul’a çok yakın mesafede olmanın yanında, birçok özelliği ile bir çekim merkezi olmaya aday bir şehirdir. Şehrimizin bu özelliklerinin yanında, sağlık alanında yapılan yeni yatırımlarla da bir sağlık şehri olması beklenmektedir. Kampüs içerisindeki yeni hastane binamızın hizmete girmesiyle bu konuda önemli bir adım atılmış olacaktır.
Bilindiği gibi eski göğüs hastalıkları hastanesinin bir katında hizmet vermeye başlayan Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezimiz (Hastane) zaman içerisinde artan talep nedeniyle kendisine ayrılan fiziki mekana sığamamış, eski göğüs hastalıkları hastanesinin tamamında hizmet vermeye başlamıştır. Öğretim üyesi, öğrenci ve hasta sayısının artmasıyla yeni arayışlara girilmiş ve mevcut hastane binasıyla aynı yerde bulunan tarihi binalar restore edilerek hizmete sokulmuştur. Tıp Fakültesinin başlangıçta yirmi bir olan öğrenci kontenjanının yüze ulaşmış olması, artan öğretim üyesi, asistan, doktor ve günlük bin iki yüze ulaşan poliklinik sayısı ile artık mevcut binalarda yeteri hizmet verilemeyeceği gerçeği ortaya çıkmıştır. Bu yüzden ana kampüste yapımı hızla devam eden ve 2015 yılı başlarında hizmete girmesi planlanan yeni hastaneye taşınma kararı alınmıştır.
Üniversitemizin sağlık hizmeti sunumu ile ilgili daha önce konulmuş olan 5 ve 10 yıllık hedeflere çok kısa sürede ulaştığımızı hep beraber görmekteyiz. Kuruluşunda sadece poliklinik hizmeti veren bir kurumdan birçok koroner by-pass ameliyatının yapıldığı bir noktaya gelmiş olmamız sağlık hizmeti noktasında konulan hedeflere ulaşıldığının somut bir örneğidir. Üçüncü basamak sağlık kurumu olarak çevresiyle beraber yaklaşık bir milyon nüfusa hizmet vermeye çalışan Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezimiz (Hastane) önüne pek çok hedef koymuştur. Kök Hücre – Organ Nakil Merkezi, Kanser ve İmmünolojik Araştırmalar Merkezi, Kanser Hastalarının Terminal Bakım Merkezi gibi sofistike birimleri açmayı kısa-orta vadeli hedefleri arasına sokmuştur. Genel olarak değerlendirildiğinde göreve başladığımdan beri öngörülen hedeflerin neredeyse tamamına tahmin edilenden kısa sürede ulaşıldığını ve bundan aldığımız cesaretle daha büyük projeleri hedeflediğimizi söyleyebilirim.
Üniversitemiz Merkez Kampüsü’ nde yapımı tamamlanmak üzere olan Araştırma Hastanesi, toplam 226 yatak kapasitesine sahip olacaktır. Üniversitemiz yeni yapılan hastanemizin hizmete açılmasıyla birlikte bölgesinde sağlık alanında da önemli bir üs konumuna gelecektir. Yeni hastanemiz 7 yoğun bakım ünitesi, 59 yoğun bakım yatak sayısı, 11 ameliyathane, 2 anjiyo odası, 40 poliklinik, 2 yemekhane, 2 kafeterya ve 491 kişilik konferans salonu ile halkımıza, öğrencilerine ve personeline en üst düzeyde sağlık ve eğitim hizmetlerini vermeye devam edecektir.

5- Rakamlara baktığımızda NKÜ’nün şehrin çok ilersinde bir gelişim gösterdiğini açıkça ortaya koyuyor. NKÜ olarak sadece merkezde sıkışıp kalmadınız, bir ilçe için belki de en önemli kurumlardan olan yüksek okullarda da öğrenci sayıları bakımından büyük bir sıçrama oldu ve şehrin ekonomisine büyük katkı sağladınız. NKÜ’ nün Tekirdağ ve ilçelerine verdiği katkıdan da bahsedelim isterseniz.
Üniversiteler herkesçe bilinen çeşitli fonksiyonlarının yanında, kuruldukları kentlerin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısı üzerinde önemli etkilere sahiptirler. Özellikle, az gelişmiş ya da gelişmekte olan, ekonomisi sanayiden ziyade tarıma ve hayvancılığa dayanan illerde üniversite öğrencilerinin yapmış oldukları harcamalar kent ekonomisine canlılık kazandırmakta ve bu kurumların önemini birkaç kat daha arttırmaktadır.
Eğitim-öğretim kurumları, ülke ekonomilerini yalnızca ekonomik anlamda geliştiren kuruluşlar olarak değil aynı zamanda ekonomik gelişmenin sürdürülebilir olmasını sağlayan ve bunu sosyo-kültürel gelişmeyle destekleyerek entelektüel birikimin oluşmasını sağlayan fonksiyona da sahiptirler. Eğitim-Öğretim kurumlarının üstlenmiş oldukları bu fonksiyonun gerçekleştirilmesinde de üniversitelerin payı oldukça yüksektir. Üniversiteler öncelikle kuruldukları bölgenin sosyo-kültürel ve ekonomik gelişimlerine katkı sağlamakta ve bu katkılar süreç içerisinde ülke çapına genellenmektedir.
Tekirdağımızın sekiz güzel ilçesinde yer alan Meslek Yüksek Okullarımızda eğitim gören öğrencilerimiz, ilçelerimize de kültürel anlamda zenginlik katmaktadırlar. Ülkemizin güzel şehirlerinden gelen öğrencilerimizin birbirleriyle olan etkileşimleri ve iletişimleri bölgeye kültürel çeşitlilik de kazandırmaktadır.

6- Yakın gelecek içerisinde Tekirdağlıları ne gibi değişimler bekliyor? Bunlara yönelik olarak çalışmalarınızın devam etmekte olduğunu biliyoruz. Bundan 10 yıl sonra nasıl bir Tekirdağ ve nasıl bir Üniversite hayal ediyorsunuz?
Ulusal kalkınma bölgesel ve kentsel kalkınmaya bağlıdır. Şehirler ve bölgeler kalkınmadan bir ülke kalkınmış sayılmaz. Bu noktada şehir üniversitesinin önemi ve kalkınmaya etkisi ortaya çıkar. Bir şehri kalkındıran en önemli etkenlerden biri üniversitedir.
Tekirdağ tarım, sanayi ve liman kentinin olmasının yanı sıra, Namık Kemal Üniversitesi’ nin kurulması ile bir Üniversite şehri olarak da anılmaktadır. Bölgemizde tarım, sanayi ve liman ekonomisinin gücü oldukça fazladır. En köklü fakültemiz olan Ziraat Fakültesi, tarımın iyileştirilmesi, verimin arttırılması, tarımsal yöntemlerin geliştirilmesi vb konularda çalışmalarını sürdürmektedir. Yine bölgemizde bulunan sanayi kuruluşlarıyla işbirliği yapılıp, ihtiyaçların belirlenmesiyle orantılı olarak eğitimimize yön vermekteyiz. Üniversitemizin Tekirdağ’ a, Tekirdağ ‘ın da Üniversitemize olan katkısı yadsınamaz. Üniversitemizin rehberliğinde, akademik desteğimiz, teknolojik imkanlarımız ve Ar- Ge çalışmaları doğrultusunda gelecekte de bu sektörlerin gelişmesi ve ilerlemesine üniversitemizin katkısı devam edecektir.
Önümüzdeki yıllarda bir taraftan mevcut yapının geliştirilip, olgunlaştırılması diğer taraftan yeni projelerin hayata geçirilmesi sağlanarak Üniversitenin gelişimi sürdürülecektir. Bu gelişime paralel olarak Tekirdağımızın da metropol bir kent olacağına inanmaktayım.

7- Rektörlük seçimleri yaklaşıyor, kaldığınız projelere devam etmek adına tamam mı devam mı?
Rektörlük gelip geçici bir idari görevdir. Bizim asli görevimiz öğretim üyeliğidir.Önemli olan ise bu idari görev sırasında öğrencilerimize, personelimize ve Tekirdağımıza yapılan hizmetlerdir. 2006 yılında hizmet vermeye başlayan ve hızlı bir şekilde yükselen üniversitemizi ileriye taşımanın, hepimizin görevi olduğunu düşünüyorum.

8- Rektörlük göreviniz süresince çok zorlandığınız ve keşke bu göreve talip olmasaydım dediğiniz günler oldu mu?
Hayatım boyunca çok zorlandığım günler oldu diyemem, bu göreve talip olduğumda şüphesiz çeşitli zorluklar ile karşılaşacağımı tahmin ediyordum. Önemli olan karşılaşılan zorluklar karşısında her zaman azimli, metanetli, sabırlı ve hoşgörülü olmaktır. Zira güzel şeylere vesile olmanın hazzı ancak bu şekilde yaşanabilmektedir.

9- Rektörlük görevinizde sizi mutlu eden en önemli şey nedir?
1984 yılında Üniversitemizin Ziraat Fakültesi’nde asistan olarak göreve başladım. O yıllarda özlem duyduğumuz, hayalini kurduğumuz, olmasını arzu ettiğimiz her şeyin gerçekleştirilmesine vesile olduğumuzu görmek beni ziyadesiyle mutlu etmektedir. Üniversitemizin merkez kampüsünü gezdiğim ve ilçelerimizdeki meslek yüksekokullarımızı ziyaret ettiğim zamanlarda, öğrencilerimizle sohbetler ediyoruz. Öğrencileri, eğitim aldığı üniversitede mutlu olarak görmek beni çok sevindirmektedir. Ayrıca her sabah üniversiteye girdiğimde, kampüse giriş yapan öğrencilerin heyecanını ve eğitim alma arzusunu gördüğüm zaman onlarla ve Üniversitemiz ile gurur duyuyorum.

10- Osman Şimşek’in hayattaki üç doğrusu nedir?
Çalışkanlık, dürüstlük ve ülke sevgisidir.

11- Gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Namık Kemal Üniversitesi bir bilim, bilgi, teknoloji ve bilimsel düşünce ile üretme yeridir. Öğrencilerimizin; ülkemizi daha üst seviyelere çıkarmak için, analiz ve gözlem gücü yüksek, görüşlerini uygarca açıklayabilen, sosyal çevresiyle iyi iletişim kurabilen, tarihimize ve kültürel değerlerimize bağlı ve insan haklarına saygılı gençler olarak yetişmeleri yönünde büyük gayret sarf etmekteyiz.
Geleceğe umutla bakan ve bu yolda emin adımlarla yol alan gençlerimizin, bugünü iyi değerlendirerek yarına iyi hazırlık yapmaları, sorumluluklarını yerine getirerek ailelerinin ve ülkemizin onlardan beklentilerini gerçekleştirmeleri yönünde sürekli gayret içinde olmaları gerektiğine inanıyorum. Bunları yaparken de ahlaklı, samimi ve çalışkan bireyler olarak; ülkemizin ve milletimizin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşması için yorulmadan, bıkmadan hayat boyu mücadele etmeleri gerektiğini hatırlatmak istiyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.